Geçen Cumartesi İstanbul'a gitmiştim, hatırlarsınız... Niyetim Çarşamba akşamı dönmekti çünkü Perşembe günü mozaik kursum vardı. Pazar gecesi Ankara'da aniden ortaya çıkan bir iş sebebiyle aceleyle dönmek zorunda kaldım. Genelde tersi olur, hep son anda gelen bir haberle İstanbul'a gitmek zorunda kalırım ama bu kez ben İstanbul dayım ya, Ankara'ya gelmek zorunda kaldım. Ankara'ya döndüm ama kaçırmak istemediğim mozaik kursuma da gidemedim bu iş dolayısıyla. Anlayacağınız geçen hafta, planlanan hafta ile gerçekleşen uyumlu olamadı.
Bu çantayı yaz başlarında dikmiştim, "hep dikdörtgen olacak değil ya, üçgen çanta olamaz mı yani" merakımı yenmek adına. Oldu olmasına da kullanmadığım için ne kadar kullanışlı oldu bilemiyorum.
Last Saturday I went to İstanbul... My intention was to return back on Wednesday as I had a mosaics course on Thursday. But I urgently had to return back to Ankara because of a work that came up all of a sudden. Normally it's the other way round, I usually have to go to İstanbul with a last minute call but this time as I was in İstanbul I had to come to Ankara. Although I returned back to Ankara I couldn't go to my mosaics course that I didn't want to miss at all. As you can understand my planned week wasn't congruent with my actual week.
I'de sewn this bag in the beginning of summer for the sake of getting over my curiosity about " do all bags have to be rectangle, can't a bag be triangle in shape?". Well it can be.. but as I havn't used it I don't know if it is practical to use.