26 Temmuz 2012 Perşembe

Yaşıyorum, hayattayım - I'm living, I'm alive

Ne kadar uzun bir süre olmuş yazmayalı, neredeyse üç hafta... Hiç evde duramadığım, atölyeme inemediğim bir zaman... Neler mi oldu? Öncelikle FOG TV adlı bir televizyon kanalı beni programına davet etti. Yeni bir televizyon kanalıymış, Ağustos-Eylül gibi yayına girecekmiş, Digitürk'ün kanallarından biriymiş... bildiklerim bunlar. Tabi programa katılmak için hazırlık yapmam gerekti çünkü benden kamera karşısında bir şeyin yapılışını göstermem istenmişti. Akıl edip sordum, dikiş makinesi var mı stüdyo da? diye... Yok dediler... Eyvah... Başladım bir çantayı aşama aşama dikmeye, kumaş bitti, aşamalar bitmedi... Sonra başka bir şey, yine olmadı derken küçük bir telefon kılıfına karar verdim... değişik aşamalardaki hallerini hazırlayarak İstanbul'a geldim koca bir bavulla... Yaptığınız her şeyi yanınızda getirin, biz hepsini göstereceğiz demişlerdi... Stüdyo ya girer girmez iki kişi yapıştı bana, biri saçıma, biri yüzüme (makyaj manasında tabii)... düşünün artık ben nasıl bir şoktayım... Saç, makyaj yapıldı, hoop stüdyo dayım. Getirdiğim bavuldaki çantalar stüdyo daki bar masası kıvamındaki masanın muhtelif yerlerine yerleştirildi... Masa küçük, eşya çok, tabii ki sığmadı... Ancak 10 da biri ekranda yer alabildi... Sonra dediler hadi çekim başlıyor, hiç beklemiyordum bu kadar hızlı, bir tuvalete koşturmam var inanmazsınız... koşturmuş olmak çare mi İstanbulda? Nemden kıyafetler yerinden kımıldamıyor, kımıldayanlar ise geri yerine gelmemek konusunda ısrarlı... Çekim başladı... Perihan Savaş ve ben ve bir sürü insan ve bir sürü kamera... Kamera bazen öyle bir hızla gözünün içine doğru ilerliyor ki insanın bir kaç kez yerimden zıpladım (ama çaktırmadım tabii)... Çekimde tam bilincim yerine gelmiş, ruhum bedenimi yakalamıştı ki biri "bitti" levhası kaldırdı ve ben elimde koca bavul, Beşiktaş iskelesinde buldum kendimi. Aslında niyetim 10 marifet ofisine uğramaktı ama hem vakit yeterince erken idi, hemde hava çok sıcak, Kadıköy, Ataşehir, Ankara istikametinde ilerleyerek evime geldim gece. Uzun süredir yazmıyor olmamla ilgili ilk mazeretim budur işte...

It's been a long time since I've written here, almost three weeks... A time in which I didn't stay at home, I didn't go down to my workshop... What happened? First of all a TV channel called FOG invited me to a program. It's a new TV channel that's going to start operating in August-September, it's a Digitürk channel... that's all I know... Of course I needed to prepare something as they had asked me to show how to make something in front of the camera.  It crossed my ming so I asked if there was a sewing machine in the studio, they said NO.  OOooo... I started sewing different steps of a bag, I ran out of fabric but the steps weren't covered yet... then I tried something else, it didn't work also so I decided on a small iphone case... I prepared it to show different steps of it and headed İstanbul with a huge suitcase... They'de told me to bring all my stuff because they would show all... As soon as I entered the studio two people grabbed me, one grabbed my hair the other my face (of course for make up)... Can you imagne the shock I'm in?... My hair, my make up, all done and I'm in the studio. The stuff that I'de brought with me was placed on various parts of the table that was similar to a high bar table... The table was small, the stuff was a lot so all of them didn't fit... Only %10 found a place... Then they said we're starting to shoot, I wasn't expecting this, this soon. How I rushed for the ladies room... but is rushing enough in İstanbul? My outfit wouldn't move from my body because of the humidity and the parts that moved were insisting not to come back in place... The shooting started... Perihan Savaş & me & a lot of other people & loads of cameras... Sometimes one of the cameras can move with such a speed directly into your eyes, well that made me jump... During the shooting just as my consciousness came back in place and my soul was able to catch up with my body, someone raised a signboard saying "finish" and then I found myself in the Beşiktaş pier with my huge suitcase . Actually my intention was to go to 10 marifet office but as the time was early enough and the weather was too hot I headed  back home via Kadıköy, Ataşehir, Ankara. My first excuse  for not writing this long  is this... 


Bugün sizinle TV programı için hazırlamaya niyetlendiğim ama kumaşlarımı tükettiği için olamayan ilk çantamı paylaşacağım... Bugün bir ara aşağıya inmeyi başardım ve bitirdim. Bu arada benim atölye sıcaklar sebebiyle işgal altında. Yaz aylarında evin en serin odası orası. Eşim ve oğlum sıcaktan uyuyamadıkları için orada yatıyorlar, biri erken yatıyor ( Şu sıralar sitede akşamları toplanıp oyun oynuyoruz kızlarla, ancak 12-1 gibi eve giriyorum, erken dediğim de o yani), diğeri geç kalkıyor derken orada bir şeyler yapabilme sürem kısıtlandı.
 İşte çanta...

Today I will share the bag that I'de started aiming the TV program but was not able to finish due to me running out of fabric... Today, I managed to go downstairs to finish it. By the way my workshop is under an invasion because of the hot weather. It's the coolest place in the house in the summer. My husband and Son are sleeping there because they can't sleep due to the heat, one goes to sleep early and the other is waking up late so the time left for me is a bit restricted.
Here's the bag...






16 yorum:

  1. Baya zorlu bir çekim olmuş.
    Çantaya bayıldım.Özellikle kapğındaki düğme ayrıntısı çok hoş olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çekim zorlu oldu diyemem, sadece akış hızından dolayı ben zorlandım. Canlı yayın olmadığını öğrenince rahatlamıştım ama yanlış yapmışım, meğer canlı yayın modunda bir çekim olacakmış. Çanta yorumu için teşekkürler... Sevgiler...

      Sil
  2. Vaov, büyük bir olay bu. Artık blogla sınırlı değilsin, TV dünyasında da bir hayran kitlen oluşacak Nilgün'cüm:) Çok çok tebrik ederim. Devamını dört gözle beklerim. Bir de senin programın videosunu zamanı gelince burada paylaşırsın, değil mi? Harika olur.

    Bu arada tabii ki, şükür kavuşturana. Özledik seni. Benen tatilde olduğunu düşünüyordum ama çok daha iyi bir sebep varmış senin çalışmaların açısından.

    Çantan yine enfes. Güle güle kullanılsın.

    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sedacım şu aşamada bu dediğin pek olamayacak, çekim öyle bir hızla oldu bitti ve ben hiç bir şeyi doğru düzgün ifade edemedim ki, biraz da sinir oldum bu işe... devamı için tekrar çağırdılar ama gidermiyim bilmiyorum, o zahmete değmedi diye düşünüyorum. Video elime geçtiğinde eğer kendi görüntümden çok nefret etmezsem paylaşacağım elbet. Bu mazeretli dönemin devamında tatil de var, yanlış düşünmemişsin. Sevgiler...

      Sil
  3. Ah! Yazdıktan br yarım saat sonra mutfakta iş yaparken bir anda sana "Nilgün" dediğimi fark ettim. Özür dilerim aklımda Nilgün adında bir arkadaşımla yapılması gereken şeyler vardı. Bir de sesler benzer olunca yanlışlıkla yazmışım. Kusura bakma!

    YanıtlaSil
  4. Tebrik ederim Nilüfer'ciğim bir dahaki sefer istediğin gibi olur inşallah.Çanta yine muhteşem olmuş renk,desen ,balıklar çok güzel bir uyum içinde ellerine emeğine sağlık.Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mehtapcım, güzel ve samimi dilek ve yorumların için çok teşekkür ederim. Sevgiler

      Sil
  5. Nilücüm evet özledik seni ancak böylesi güzel haberlerle geri dönmüş olman herşeye deymiş doğrusu, süpersin TV programlarına da yansıdıysan artık seni kim tutar ki?Senin adına çok sevindim artık çantalarının ve dahalarının devamını çok göreceğiz gibi geliyor bana..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım, çok teşekkür ederim, geri dönüşüm çok uzun sürmeyebilir maalesef önümüzdeki günlerde o kadar çok işim, planım var ki... ama bu kez bu kadar çok ara vermek istemiyorum,umarım arada başarırım bir şeyler yazabilmeyi... Sevgiler

      Sil
  6. ay ne kadar özlemişim postlarını..görür görmez içim açıldı..hoş geldin nilüfercim,güzel hikayeler ve güzel parçalarla gönlümü açtın yine..iyi ki varsın...sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sibelcim, canım benim... ben de çok özlemişim burada olmayı... İyi ki sen de varsın.... Sevgiler

      Sil
  7. oo süpersin ,bir programa çıkmak ne kadar şanslısın tebrikler canım
    bu sıcaklarda hepimiz aynıyız
    çanta da çok şirin olmuş ellerine sağlık canım
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fatoşcum, güzel yorumun için çok teşekkür ederim... sevgiler

      Sil
  8. perihan savaşın programı ise çok güzel bir program yakında digiturk kanal 69 da yayına girecek fogtv kıbrısta çok sevilen bir kanal inşalah türkiyede sever

    YanıtlaSil